kadın sağlığı derken

En son güncellendiği tarih: Mar 23

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaş ortamında yeni tanıştığım genç bir anneyle sohbet etme fırsatı buldum kısaca. Yanında genç kızı da vardı. Hal böyleyken yaptığım çalışmalardan bahsetmek istedim. Kadın sağlığı diye cümleye başladığım anda 'aman benden geçti artık' deyiverdi kadın. 'Ne geçmesi, hem kızınız da var onun da menstruasyon sağlığı önemli' diye cümleme devam edecekken 'hpv aşısını yaptırdık geçen gün, her şey halloldu' dedi ve konuşma burada sonlanıverdi!!! Bu kısa sohbet kadın sağlığından ne anladığımız konusunda beni bayağı düşündürdü bir süre. Kadın sağlığı sadece nasıl olursa olsun bir adet döngüsüne sahip olmak mıydı? Menopozla sınırları çizilen bir durum muydu? Belirli aşı ve ilaçlarla korumaya alınan bir tıp alanı mıydı? Kendi sağlığımız deyince ne anlıyorduk? Bize öğretilen ve yaptırılanları mı?

Kadın sağlığı deyince sadece üreme organları değil bir bütünü anlıyorum ben. Beslenme şeklinden cildin yapısına, tuvalet alışkanlıklarından ses tonuna birçok unsur kadının sağlığına dair bir anlam ifade ediyor. Annelik ve yaklaşan menopozun etkileriyle azalan cinsel istek ve günlük yaşamın getirdiği yorgunlukla bizden geçen bir şey olmamalı, çünkü bu durumlar sadece bir parçası bütünün. Menopoz sonrası yok olmuyoruz. Anne olunca iş bizden geçmiyor. Kızımız büyüdü diye bir kenara atılmıyoruz. Ve tabi adet gören kızımızın sağlığı da sadece bir takım kimyasallarla korunmuyor, ötesi var.


Cinsel sağlığımız, haz almamız ve alamamamız, baş ağrımız, migrenimiz, üreme becerimiz veya üremeyle olan vedamız, yumurtlamayla artan isteklerimiz, ışıltımız, çekiciliğimiz, menopozla gelen sukunetimiz, genç kızken coşan hormonlarımız, anneyken artan becerilerimiz, cildimizde isteğin de isteksizliğin de yansımaları, hayır demeyi bilmeyince çektiğimiz karın ağrıları, cesaret ettiğimizde gelen bağırsak kıpırtıları, kötü geçen bir günün ardından topuğumuzun da ensemizin de aynı anda ağrımaları, sinirlenip yediğimiz çikolatayı kaçırınca artan yapay enerjimiz, kurumuş saçlarımızı şöylecene toplayıp çıkmamız, parlak saçlarımızı ise deli gibi savurmamız, gözümüzün parıltısı, feri, kan rengi, nefesimiz, nefessizliğimiz, çınlamalar, teklemeler, çekmeler, gerilmeler, ağrılar, sızılar, sabah erken kalkmalar, gece geç yatmalar... her hücrenin kendince var olmaya çalışması ve bize bir şekilde kendini hatırlatması. Gülerek ya da ağlayarak. Kadın sağlığı deyince işte ben bu şekilde her halimizi anlıyorum ve bu her halin şefkatle gözlemlenmesi ve gerekirse gözetilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hepsi bir arada bizi oluşturuyor. Doğumdan ölüme bir yolun içerisinde yaratım gücüyle ilerliyoruz ve o yaratım ateşini bazen harlamak, bazense dinlendirmek ama hep gözeterek canlı tutmak gerekiyor. Meşaleyi devredeceğimiz genç kızlara da bunun nasıl olabileceğini göstermek gerekiyor elbet. Ateşe sahip olduğumuzu unutmamak ve ateşin gücüne inanmayı bilmenin niyetiyle.


164 görüntüleme

Kırk Kilit hizmetleri hakkında detaylı bilgi için / For detailed information about Kırk Kilit services:

kirkkilitdoula@gmail.com

Facebook: Kırk Kilit

Instagram: @kirkkilit